Bize Ulaşın
KURUMSAL
Hakkımızda
Mesleki Bilgiler
Hizmetlerimiz
TCMB Tarafından Reeskont İşlemlerinde Uygulanacak İskonto Faiz Oranı Yıllık Yüzde 48,25, Avans İşlemlerinde Uygulanacak Faiz Oranı İse Yıllık Yüzde 49,25 Olarak Tespit Edilmiştir
Ekibimiz
MEVZUATTAKİ GELİŞMELER
MAKALELER
Özel Sİrküler
İLETİŞİM
Ana Sayfa
Makaleler
Makaleler
GELİR&KURUMLAR VERGİSİ İLE SİGORTA PRİMİNDE “UYUMLU MÜKELLEF İNDİRİMİ”
18.3.2025 / Adnan YILDIRIM
Adnan YILDIRIM
Ekonomi Bakan Yardımcısı (2014-2015)
Türk Eximbank Genel Müdürü (2016-2019)
GELİR&KURUMLAR VERGİSİ İLE SİGORTA PRİMİNDE
“UYUMLU MÜKELLEF İNDİRİMİ”
Modern vergicilik tarihimizde; vergisini doğru beyan edip düzenli ödeyenlerin kayıt dışı çalışanlar ya da vergisini düzenli ödemeyenler karşısında haksızlığa ve haksız rekabete maruz kaldıkları konusu yıllardır hep konuşulur ancak haksızlığın giderilmesi için bir türlü adım atılmazdı. Özellikle de barış, özel uzlaşma vb. adlarla sıkça çıkarılan af kanunları ve idari yapılandırmalarla; vergi, sigorta vd. kamu alacaklarının affedildiği ya da uygun koşullarda yapılandırıldığı dönemlerde bu konuyla ilgili tartışmalar yaşanırdı. Yeni bir af kanunu gündeme geldiğinde ve parlamentodaki süreçte haklı olarak “vergisini zamanında ve doğru ödeyenlerin ne günahı var” denilir hatta bu mükellefler için “kümesteki kaz” hatırlatması yapılırdı. Özellikle enflasyonun yüksek, ekonominin dalgalandığı ve finansmana erişimin sınırlı olduğu dönemlerde; vergisini vd. amme alacaklarını doğru ve zamanında ödeyenler haksızlığa uğramış olduklarından bahisle kendileri için düzenli ödemelerine karşılık vergi indirimi yapılması talepleri yüksekes sesle dile getirilirdi. Düzenli vergi ödeyip af yasalarıyla hayal kırıklığı yaşayan uyumlu mükelleflerin bu konudaki haklı taleplerine sahip çıkan iş aleminin önde gelen kuruluşlarının taleplerine zaman içinde vergi yanında sigortada indirim talebi de eklendi... Geçmiş hükümetler ve ekonomi yönetimleri bu talepleri sürekli haklı bulmakla beraber yapılacak indirimin kamu bütçesi üzerine yapacağı olumsuz etkiyi gerekçe göstererek, konuyla ilgili yasal düzenleme beklentisini hep izleyen yıllara bıraktı.
İlk adım işveren sigortasında atıldı
Nihayet ilk adım 2008 yılında, işveren sigorta priminde indirime gidilerek atıldı. 15/05/2008 tarih ve 5763 sayılı Kanunun 24’üncü maddesiyle yapılan düzenleme ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81’inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen ı) bendi ile; bildirimlerini süresinde veren, sigorta primini düzenli ödeyen, prim ve ceza borcu olmayan işverenlerin malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta primlerinin beş puanının Hazinece tarafından karşılanacağına ilişkin düzenleme yapılmış olup yapılan düzenleme aynı yıl içinde 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe konuldu. Beş puan olarak belirlenen işveren payından prim indirimi, 09.01.2025 tarih ve 7538 sayılı Kanunun 10’uncu maddesi ile 01.Şubat.2025’ten itibaren dört puana düşürülmüş ancak aynı kanunun 17’nci maddesi ile imalat sektöründe faaliyet gösteren işverenler için 2026 (Cumhurbaşkanına verilen yetki kullanılırsa 2027) yılı sonuna kadar beş puan olarak uygulanmaya devam edilmesi öngörülmüştür.
Sigortadan 10 yıl sonra vergide indirim başladı…
Vergisini doğru ve zamanında ödeyenler için indirim düzenlemesi ise sigortadan yaklaşık 9 yıl sonra yapılabilmiş ve izleyen yılda yürürlüğe girmiştir. Düzenleme, 08.Mart.2017 tarih ve 6824 sayılı Kanununla 2018 başından itibaren verilecek beyannamelerde uygulanmak üzere 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun Mükerrer 121’inci maddesi “Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi” başlığı ile yeniden düzenlenerek yapılmıştır. Genel olarak; beyannamelerini süresinde veren, vergisini düzenli olarak zamanında ödeyen ve hakkında ikmalen, re’sen ve idarece vergi tarh edilmemiş olan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri indirimden yararlandırılmakta olup düzenlemenin ana hatları aşağıda özetlenmiştir.
İndirimden gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri yararlanabilmekte ancak gelir vergisinde indirimden yararlanacak olanlar; ticari, zirai ve mesleki kazanç sahipleri ile sınırlandırılmış olup örneğin kira geliri, ücret geliri, temettü geliri olanlar (ile beyannamelerinde bu gelirlere isabet eden kısımlar için) indirimden yararlanamayacaklardır.
Faaliyet süresi 3 yıl ve üzerinde olmalıdır.
Birleşme ve devirlerde her iki şirket dte indirim koşullarını taşımalıdır.
Bankacılık, finans sektörü, sigorta&reasürans ve emeklilik şirketleri ile emeklilik yatırım fonları indirimden yararlanamayacaklardır.
İndirimin hesaplanacağı yıl ve önceki 2 yılda yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri dışında geçici vergi, muhtasar, KDV, ÖTV, muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin de kanuni süresinde verilmiş olması ayrıca aynı süre içinde ikmalen, re’sen, idarece tarhiyat(lar) nedeniyle %1’i (₺99 bini) aşan kesinleşmiş borç bulunmaması gerekmektedir.
Verilen beyannamelerde beyan edilen vergilerin ödenmiş olması, ayrıca ₺1.000’nı aşan vadesi geçmiş vergi borcunun bulunmaması gerekir.
İndirimin hesaplanacağı yıl ve önceki 4 yılda, VUK’nun 359’uncu maddesinde belirtilen (aynı zamanda hapis cezaları da öngörülen) kaçakçılık suçlarını işlediği tespit edilenler indirimden yararlanamazlar.
Beyanname üzerinde hesaplanan verginin %5’i olarak hesaplanacak vergi indiriminin toplam tutarı 9.900.000 Türk Lirasını aşamayacaktır.
Değerlendirme
Sigorta uygulamasında aylık olarak yapılan indirim, vergi uygulamasında sadece yıllık beyannameler üzerinden hesaplanan vergiden yapılabilmektedir. Ayrıca, sigorta indirimi işveren primi toplam oranından 5 puan düşülerek uygulandığı için daha anlamlıdır. Vergi uygulamasındaki indirim ise vergi oranından 5 puan düşülerek değil hesaplanan verginin %5’i ve ayrıca üst sınıra bağlı olacak şekilde daha mütevazi uygulanmaktadır. Bu arada, sigorta indiriminin (imalat sektöründe 2 ya da 3 yıllık geçiş dönemi hariç) 5 puandan 4 puana düşürülmesi, geçmiş yıllara göre indirim tutarında %20 düşüşü ifade etmektedir. Bir diğer konu ise gelir vergisi mükelleflerinde indirim hakkının, yedi gelir unsurundan sadece ticari, zirai ve mesleki kazançlarla sınırlandırılmış olmasıdır. Arizi kazançlar ile değer artış kazançlarını bir tarafa bırakırsak, gelir vergisine tabi olup, yıllık beyanname ile bildirilen kira geliri, ücret geliri, temettü gelirleri gibi ücretler, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları için vergi indirimi öngörülmemiş olmasının haklı bir gerekçesi olduğu da söylenemez.
ARŞİV
2025
2024
2023
2022
2021
2020
2019
2018
2017
2016
2015
2014
2013
2012
2011
2010
2009
2008
2007
2006